Kariyer ve meslek seçimleri hakkında sıklıkla yanlış tercihler yapıyoruz. Bu durum özellikle de UET forumlarında belirli yaşlara gelmiş kullanıcıların "Programlama mı öğreneyim, tasarım mı?" gibi sorular sorması bu durumun ciddiyetini gözler önüne sermektedir. Bu yüzden, çoğunluğu kendi kişisel düşüncelerim olan bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.
Eğer yirmili yaşlara gelmeye başlamış ve hala hangi mesleği yapmanız gerektiğine yada yapacağınız mesleğin hangi alanda olacağına karar vermemişseniz, büyük ihtimalle birçok şey için geç kalmışsınız demektir. Bu seçimler küçük yaşlarda örnek gösterilen bireylerin mesleğini seçmek gibi de olmamalıdır elbette. Meslek seçiminde temel kriter, kişisel yatkınlığınızı, yeteneklerinizi ve başarılı olduğunuz alanları doğru tespit etmekten geçer ve bu tespitler oldukça erken yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Okullarda rehberlik servisinde bunun için bazı testler yapılabilmektedir. Bu testlerde birtakım sorulara cevap verirsiniz ve bu sorulara verdiğiniz cevaplar, derslerdeki başarılarınızla da harmanlanarak, kişisel yetenekleriniz ve başarılı olabileceğiniz alanlar konusunda öneriler verir. Sonuçlar tamamen doğru olmasa da çoğunlukla doğrudur ve meslek yada alan seçimlerinde doğru yönlendirmeler yapar. Derslerdeki başarılar ve rehberlik testlerinin yanında bireyin biraz da içgüdüsel olarak hissettiği alan da bu konuda önemli olabilir. Bazen ailelerin yanlış yönlendirmesi bazen de yükselişte olduğu düşünülen meslekleri(tıp, mühendislik, mimarlık, hukuk...vb) tercih etme zorunluluğu duymaktan kaynaklı olarak yanlış alanlar yada meslekler tercih edenlerin sayısı oldukça yüksektir.
Örneğin programcılık(özellikle bilgisayar mühendisliği), sayısal alanlarda başarısız olanların tercih etmemesi gereken bir alandır. Sayısal alanlarda başarısız olanlar bu alanı seçip bir takım sonuçlar elde edebilse de hareket alanları oldukça kısıtlı kalacaktır çünkü bilgisayar bilimlerinin temelini matematik oluşturur, bilgisayar bilimini matematikçiler ortaya çıkarmıştır. Özellikle de forumda bununla ilgili sorularla sıklıkla karşılaşıyoruz ve yine özellikle oyun programcılığı; matematik, fizik, lineer cebir, mekanik, dinamik, 3 boyutlu imgelem gibi konularla çok yakından ilgilidir. Bu konulara yatkın olmayıp, oyun programcılığı için öğrenmek zorunda kaldığından öğrenen ve birtakım başarılar elde edenlerin olması -varsa da- istisnai bir durumdur ve onlarında başarıları kısıtlı kalmaya mahkumdur.
Oyun geliştirme konusunda yapılan yanlışlardan bir tanesi de birbirleriyle tek ilgisi oyun geliştirme olan tamamen farklı disiplinlerin bir anda ve bütünsel olarak öğrenilmeye çalışılması ile alakalıdır. Belki hem iyi bir tasarımcı hem de iyi bir programcı olabilirsiniz, programcıların tasarım hakkında detaylı bilgilere sahip olması yada tasarımcıların programlama konusunda bilgi sahibi olması oldukça faydalıdır, ancak; bunların bir tanesinde iyi olmak hepsinde yarım yamalak fikir sahibi olmaktan daha iyidir. Bu yüzden başlangıç için belirli konulara ağırlık vermek daha iyi sonuç verecektir.
Sonuç olarak, gerek oyun geliştirme gerekse de diğer bütün meslekler ve çalışma alanları için seçim yaparken kişisel yeteneklerin, başarılı olunabilecek alanların keşfedilmesi gerekir. Bu mesleki anlamda hem başarıyı hem de mutluluğu getirecektir. Özellikle de küçük yaşlardaki kullanıcıların buna dikkat etmesi gerekir.
Not: Yazıda da belirttiğim gibi çoğunlukla kişisel düşüncelerimi ve deneyimlerimi içermektedir, bu konu tartışmaya açıktır.
Eğer yirmili yaşlara gelmeye başlamış ve hala hangi mesleği yapmanız gerektiğine yada yapacağınız mesleğin hangi alanda olacağına karar vermemişseniz, büyük ihtimalle birçok şey için geç kalmışsınız demektir. Bu seçimler küçük yaşlarda örnek gösterilen bireylerin mesleğini seçmek gibi de olmamalıdır elbette. Meslek seçiminde temel kriter, kişisel yatkınlığınızı, yeteneklerinizi ve başarılı olduğunuz alanları doğru tespit etmekten geçer ve bu tespitler oldukça erken yaşlarda ortaya çıkmaya başlar. Okullarda rehberlik servisinde bunun için bazı testler yapılabilmektedir. Bu testlerde birtakım sorulara cevap verirsiniz ve bu sorulara verdiğiniz cevaplar, derslerdeki başarılarınızla da harmanlanarak, kişisel yetenekleriniz ve başarılı olabileceğiniz alanlar konusunda öneriler verir. Sonuçlar tamamen doğru olmasa da çoğunlukla doğrudur ve meslek yada alan seçimlerinde doğru yönlendirmeler yapar. Derslerdeki başarılar ve rehberlik testlerinin yanında bireyin biraz da içgüdüsel olarak hissettiği alan da bu konuda önemli olabilir. Bazen ailelerin yanlış yönlendirmesi bazen de yükselişte olduğu düşünülen meslekleri(tıp, mühendislik, mimarlık, hukuk...vb) tercih etme zorunluluğu duymaktan kaynaklı olarak yanlış alanlar yada meslekler tercih edenlerin sayısı oldukça yüksektir.
Örneğin programcılık(özellikle bilgisayar mühendisliği), sayısal alanlarda başarısız olanların tercih etmemesi gereken bir alandır. Sayısal alanlarda başarısız olanlar bu alanı seçip bir takım sonuçlar elde edebilse de hareket alanları oldukça kısıtlı kalacaktır çünkü bilgisayar bilimlerinin temelini matematik oluşturur, bilgisayar bilimini matematikçiler ortaya çıkarmıştır. Özellikle de forumda bununla ilgili sorularla sıklıkla karşılaşıyoruz ve yine özellikle oyun programcılığı; matematik, fizik, lineer cebir, mekanik, dinamik, 3 boyutlu imgelem gibi konularla çok yakından ilgilidir. Bu konulara yatkın olmayıp, oyun programcılığı için öğrenmek zorunda kaldığından öğrenen ve birtakım başarılar elde edenlerin olması -varsa da- istisnai bir durumdur ve onlarında başarıları kısıtlı kalmaya mahkumdur.
Oyun geliştirme konusunda yapılan yanlışlardan bir tanesi de birbirleriyle tek ilgisi oyun geliştirme olan tamamen farklı disiplinlerin bir anda ve bütünsel olarak öğrenilmeye çalışılması ile alakalıdır. Belki hem iyi bir tasarımcı hem de iyi bir programcı olabilirsiniz, programcıların tasarım hakkında detaylı bilgilere sahip olması yada tasarımcıların programlama konusunda bilgi sahibi olması oldukça faydalıdır, ancak; bunların bir tanesinde iyi olmak hepsinde yarım yamalak fikir sahibi olmaktan daha iyidir. Bu yüzden başlangıç için belirli konulara ağırlık vermek daha iyi sonuç verecektir.
Sonuç olarak, gerek oyun geliştirme gerekse de diğer bütün meslekler ve çalışma alanları için seçim yaparken kişisel yeteneklerin, başarılı olunabilecek alanların keşfedilmesi gerekir. Bu mesleki anlamda hem başarıyı hem de mutluluğu getirecektir. Özellikle de küçük yaşlardaki kullanıcıların buna dikkat etmesi gerekir.
Not: Yazıda da belirttiğim gibi çoğunlukla kişisel düşüncelerimi ve deneyimlerimi içermektedir, bu konu tartışmaya açıktır.