Türevi internet sitelerinde bazen yaptığınız oyunun görsellerini paylaşmak isteyebilirsiniz. Fakat cevaplar hemen gecikmeden gelecektir. Gelen cevaplar ise şu şekilde olacaktır ;
- Başka bir oyunun modelini kullanmışsın.
- Sağdan soldan asset toplayıp koymuşsun oyun yaptım diye paylaşmışsın.
- Tamamen hazır asset kokuyor.
- Falanca oyundaki karakteri çalmışsın veya ona benziyor.
- Jahrein oynar ve aşağılar. Erzurum vakası ya da The Day Before vakası.
Bu tip şeyler düşünülmesi normaldir. Fakat günümüzde Resident Evil gibi bir oyun bile Magascans assetleri kullanmakta. Ya da SpeedTree gibi uygulamalar tarafından ağaç çıktısı almakta.
Pubg gibi dünya markası bir oyunun tüm silah paketlerinin aslında hazır asset olduğu kanıtlandı ve sonradan satın alınmış bu paketler. Fakat bu oyunun hazır asset kullanılarak yapıldığı gerçeğini değiştirmez.
Oynadığımız çoğu indie oyun hazır asset kullanmakta.
Örneğin şu sıralar herkes deli gibi Lethal Company oynamakta. Fakat bu oyun tamamen özgün bir oyun mu ? Bana kalırsa bu oyun bile değil. Eşya toplayıp etrafta koşuşturduğunuz bir şey sadece. Size hiçbir şey sunmuyor. Optimizasyon problemleriyle uğraşmamak için grafikleri Low Poly yapmışlar. Low Poly kötü görüneceği için de üzerine bir stil efekti çakmışlar. Cartoon efekt diyin siz ona gözleri kör eden bir efekt. Sonra da bunu oyun stili diye yutturuyorlar. Karakterlerin animasyonlarının dandik olması bu sebepten göze batmıyor, çünkü zaten çizgifilmsel gözüküyor değil mi ?
Çevre dizaynı ise kısıtlı ve yine detaysız çünkü zaten cartoon bir oyun olduğundan pek dikkat edilemez. Fiziğe dair hiçbir şey bulunmamakta. Eşyaları alıp bir yerden bir yere götürürken jumpscare yiyorsunuz oyun bitiyor.
Şimdi bu oyunu o kadar insan oynamış ve kötü yorumları az. Fakat siz gerçekçi ve büyük bir şeyle uğraşırsanız , sırf hazır asset kullandınız diye eleştiriler alabilirsiniz. Fakat oyunun stilini değiştirip çizgifilme evriltirseniz hiçbir eleştiri almazsınız. Bu tamamen göz boyamaktan ibaret bir tekniktir.
Örneğin korku oyunlarının %90 ı günümüzde bir silah barındırmaz. Çünkü bu şekilde bir korku unsuru olacağı düşünülür. Bu fikri ilk Amnesia: The Dark Descent ortaya attı. Daha sonra Outlast takip etti sonra günümüzdeki oyunlar oluştu. Fakat ben bu fikre de karşıyım. İnsanların bir çoğu da karşı zaten. Yoksa "Yürüme Simülasyonu" tarzı yorumları görmezdik. "Korku oyununda silah olmaz" ibaresi tamamen bir safsatadır. Zaten Co-Op bir oyun yapıyorsanız kimse o oyundan korkmaz. Çünkü yanında 3 kişi daha bulunmakta. Çoklu oyuncu ile korku oyunu olmadığını bildikleri için de , ucuz jumpscareler kullanıp anlık korku yaratıyorlar. Bu da yayıncıların tepkileri ve kesitleri ile ilgili videolar ile viral olması sağlanıyor.
Yani ortada ne gerilim var ne korku var. Silahınız olmadığı için eliniz ayağınıza dolaşıyor. Fakat önemli olan, silahınız olduğu halde elinizin ayağınıza dolaşmasıdır. Jumpscareyi ise az tutmak oyun mekaniğini artırmaktır. Çeşitli savunma sistemleriniz olabilir, eşya da toplayabilirsiniz. Fakat bir görev dağılımı ve düzgün objektif hazırlamanız gerek. Puzzleler de buna dahildir. Kendinizi savunabildiğiniz kısımlar da olmalı.
Şimdi bizler oyun yaparken bazılarımız detaylara ve gerçekçiliğe önem verip boyundan büyük işlere kalkışıyor. Bu sebepten ötürü tıpkı diğerleri gibi hazır assete başvuruyor. Çünkü siz bağımsız bir geliştiricisiniz ve sizin ne şirketiniz var ne paranız var ne sermayeniz var. Hiçbir şeyiniz yok. Kaldı ki tüm bunlar olsa bile tek başınıza bunu nasıl yapacaksınız ? Her alanda bilgi sahibi olmalısınız. Belki üç beş kişi çıkacaktır her alanda bilgi sahibi olan. Fakat onları ele alalım. Hadi diyelim geliştiriyorlar 10 senede mi bitecek bu oyun ? Sonra ne olacak ?
Asset Flip muhabbeti tamamen saçmalıktan ve düşünemeyen zekaların ortaya attığı bir fikirdir. Asset Flip iyi değildir fakat zorunludur. Önemli olan o assetlerin nasıl yedirilip düzenlendiğidir. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz fakat Türk kitlesinin aşağılayıcı yorumlarına maruz kalıyoruz. İnsanlar 2 asset koyulup oyun yapıldığını düşünüyor. Aynı şeyi ilk yapılan Türk uçakları hakkında da düşünüyorlardı. Kolay sanıyorlar her şeyi. Bizim toplumumuzda bir düşünme problemi var. Paslanmış zihinlerle dolu bir toplum. Türk oyun sektörünü geliştirmek için uğraşıyorsunuz onlar ise sadece eleştirmek için eleştiriyorlar. Oynadıkları oyunların %90 ı asset flip. Fakat başka ünlü kişiler oynadığı için bu oyunları harıl harıl oynuyorlar. Geçenlerde muza tıklama oyunu çıktı milyonlarca insan başına oturdu mal gibi muza tıkladılar 12 saat boyunca. İnsanların çoğunun hak ettiği değer bu işte. The Day Before çıktı. Hazır assetin alâsı var bu oyunda. Fakat kimse assetiyle ilgilenmedi bile. Adamlarda herkesi dolandırdı gitti bir güzel.
Pacify diye bilinen korku oyununun mansion haritası bir Türke aittir.
Devour denilen oyun pandemide can sıkıntısından yapılmış tamamen hazır asset bir oyundur.
Keza Türk yapımı olan Demonologist adlı oyun da %90 hazır asset bir oyundur. Fakat oyunun görselleri etkileyici olduğundan dünyada satmayı başarmış bir oyundur.
Şimdi biz silahlı , korku öğeleri barındıran, etkileşimli, yapay zekaların interaktif olduğu ve akıllı olduğu, fizik kavramının bulunduğu, yapbozlu aksiyonlu bir korku oyunu üzerinde çalışıyoruz. Biz diyorum çünkü beni destekleyen insanlar var. Fakat sadece destekliyorlar. Ben tek başınayım. Assetlerin çoğuna 10 binlerce liraya varan paralar döktüm 60 bin dolar civarında asset satın alımı gerçekleştirdim. Yani sağdan soldan toplayıp oyuna atıp saçma sapan bir şey yapmak için yapmadım bunu.
Kimse böyle bir şeyin altına giremez bu arada.
Bana söylenen tek şey ise "Asset Flip". Yorumu size bırakıyorum. Sizce bir insan tek başına AAA kalitesinde bir oyun yapabilir mi ? Hem de Co-Op olacak. Oyunu siz oynatırsanız "öğğ" derler. Jahrein oynarsa herkes oynamaya başlar. Türkiyedeki insanları yönetme şekli budur. Türkiye için oyunumun fiyatını 5 dolar yapacaktım. Normalde 15-20 dolar. Fakat bu yorumlardan sonra fiyatı 20 dolara çekmeyi düşünüyorum. Yine bu forumda bulunan ve Steamde oyununu sattırıp Platin sekmesine yerleşmiş bir arkadaş ile buluştuğumuzda bana söylediği şey şunlardı ;
"Beni destekleyen Türkler en fazla %2 falandı. Pazar payı bile yok Türkiyede. Bu yüzden Türkleri fazla kafana takmamalısın. Tamamen globale odaklan. 1 tane dahi Türkçe paylaşım yapma. Tamamen ingilizce olsun her şey. Türklükle ilgili 1 imge bile barındırma. Zaten Türkiyede seni destekleyenler değil leşçiler olacaktır. Projene konmak isteyen, ortaklık teklif eden, reklam için peşinde dolanan ve pay koparmaya çalışan. Türkiyede olacaklar bunlardır." Demişti. Şimdi haklı olduğunu düşünüyorum. Oyun Türkiyede 20 dolar olacak çifte standart yok. Almak isteyen alsın istemeyen almasın. İsteyen kötü yorum yapsın. Kimseye iyi yorum ve destek için dilenmeyeceğim oyunum kendini sattıracak ben buna inanıyorum.
Fakat beni Erzurum ile karşılaştırmayacaklardı. Bu büyük bir hataydı. Ben dolandırıcı değilim sadece hazır asset kullandım.
- Başka bir oyunun modelini kullanmışsın.
- Sağdan soldan asset toplayıp koymuşsun oyun yaptım diye paylaşmışsın.
- Tamamen hazır asset kokuyor.
- Falanca oyundaki karakteri çalmışsın veya ona benziyor.
- Jahrein oynar ve aşağılar. Erzurum vakası ya da The Day Before vakası.
Bu tip şeyler düşünülmesi normaldir. Fakat günümüzde Resident Evil gibi bir oyun bile Magascans assetleri kullanmakta. Ya da SpeedTree gibi uygulamalar tarafından ağaç çıktısı almakta.
Pubg gibi dünya markası bir oyunun tüm silah paketlerinin aslında hazır asset olduğu kanıtlandı ve sonradan satın alınmış bu paketler. Fakat bu oyunun hazır asset kullanılarak yapıldığı gerçeğini değiştirmez.
Oynadığımız çoğu indie oyun hazır asset kullanmakta.
Örneğin şu sıralar herkes deli gibi Lethal Company oynamakta. Fakat bu oyun tamamen özgün bir oyun mu ? Bana kalırsa bu oyun bile değil. Eşya toplayıp etrafta koşuşturduğunuz bir şey sadece. Size hiçbir şey sunmuyor. Optimizasyon problemleriyle uğraşmamak için grafikleri Low Poly yapmışlar. Low Poly kötü görüneceği için de üzerine bir stil efekti çakmışlar. Cartoon efekt diyin siz ona gözleri kör eden bir efekt. Sonra da bunu oyun stili diye yutturuyorlar. Karakterlerin animasyonlarının dandik olması bu sebepten göze batmıyor, çünkü zaten çizgifilmsel gözüküyor değil mi ?
Çevre dizaynı ise kısıtlı ve yine detaysız çünkü zaten cartoon bir oyun olduğundan pek dikkat edilemez. Fiziğe dair hiçbir şey bulunmamakta. Eşyaları alıp bir yerden bir yere götürürken jumpscare yiyorsunuz oyun bitiyor.
Şimdi bu oyunu o kadar insan oynamış ve kötü yorumları az. Fakat siz gerçekçi ve büyük bir şeyle uğraşırsanız , sırf hazır asset kullandınız diye eleştiriler alabilirsiniz. Fakat oyunun stilini değiştirip çizgifilme evriltirseniz hiçbir eleştiri almazsınız. Bu tamamen göz boyamaktan ibaret bir tekniktir.
Örneğin korku oyunlarının %90 ı günümüzde bir silah barındırmaz. Çünkü bu şekilde bir korku unsuru olacağı düşünülür. Bu fikri ilk Amnesia: The Dark Descent ortaya attı. Daha sonra Outlast takip etti sonra günümüzdeki oyunlar oluştu. Fakat ben bu fikre de karşıyım. İnsanların bir çoğu da karşı zaten. Yoksa "Yürüme Simülasyonu" tarzı yorumları görmezdik. "Korku oyununda silah olmaz" ibaresi tamamen bir safsatadır. Zaten Co-Op bir oyun yapıyorsanız kimse o oyundan korkmaz. Çünkü yanında 3 kişi daha bulunmakta. Çoklu oyuncu ile korku oyunu olmadığını bildikleri için de , ucuz jumpscareler kullanıp anlık korku yaratıyorlar. Bu da yayıncıların tepkileri ve kesitleri ile ilgili videolar ile viral olması sağlanıyor.
Yani ortada ne gerilim var ne korku var. Silahınız olmadığı için eliniz ayağınıza dolaşıyor. Fakat önemli olan, silahınız olduğu halde elinizin ayağınıza dolaşmasıdır. Jumpscareyi ise az tutmak oyun mekaniğini artırmaktır. Çeşitli savunma sistemleriniz olabilir, eşya da toplayabilirsiniz. Fakat bir görev dağılımı ve düzgün objektif hazırlamanız gerek. Puzzleler de buna dahildir. Kendinizi savunabildiğiniz kısımlar da olmalı.
Şimdi bizler oyun yaparken bazılarımız detaylara ve gerçekçiliğe önem verip boyundan büyük işlere kalkışıyor. Bu sebepten ötürü tıpkı diğerleri gibi hazır assete başvuruyor. Çünkü siz bağımsız bir geliştiricisiniz ve sizin ne şirketiniz var ne paranız var ne sermayeniz var. Hiçbir şeyiniz yok. Kaldı ki tüm bunlar olsa bile tek başınıza bunu nasıl yapacaksınız ? Her alanda bilgi sahibi olmalısınız. Belki üç beş kişi çıkacaktır her alanda bilgi sahibi olan. Fakat onları ele alalım. Hadi diyelim geliştiriyorlar 10 senede mi bitecek bu oyun ? Sonra ne olacak ?
Asset Flip muhabbeti tamamen saçmalıktan ve düşünemeyen zekaların ortaya attığı bir fikirdir. Asset Flip iyi değildir fakat zorunludur. Önemli olan o assetlerin nasıl yedirilip düzenlendiğidir. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz fakat Türk kitlesinin aşağılayıcı yorumlarına maruz kalıyoruz. İnsanlar 2 asset koyulup oyun yapıldığını düşünüyor. Aynı şeyi ilk yapılan Türk uçakları hakkında da düşünüyorlardı. Kolay sanıyorlar her şeyi. Bizim toplumumuzda bir düşünme problemi var. Paslanmış zihinlerle dolu bir toplum. Türk oyun sektörünü geliştirmek için uğraşıyorsunuz onlar ise sadece eleştirmek için eleştiriyorlar. Oynadıkları oyunların %90 ı asset flip. Fakat başka ünlü kişiler oynadığı için bu oyunları harıl harıl oynuyorlar. Geçenlerde muza tıklama oyunu çıktı milyonlarca insan başına oturdu mal gibi muza tıkladılar 12 saat boyunca. İnsanların çoğunun hak ettiği değer bu işte. The Day Before çıktı. Hazır assetin alâsı var bu oyunda. Fakat kimse assetiyle ilgilenmedi bile. Adamlarda herkesi dolandırdı gitti bir güzel.
Pacify diye bilinen korku oyununun mansion haritası bir Türke aittir.
Devour denilen oyun pandemide can sıkıntısından yapılmış tamamen hazır asset bir oyundur.
Keza Türk yapımı olan Demonologist adlı oyun da %90 hazır asset bir oyundur. Fakat oyunun görselleri etkileyici olduğundan dünyada satmayı başarmış bir oyundur.
Şimdi biz silahlı , korku öğeleri barındıran, etkileşimli, yapay zekaların interaktif olduğu ve akıllı olduğu, fizik kavramının bulunduğu, yapbozlu aksiyonlu bir korku oyunu üzerinde çalışıyoruz. Biz diyorum çünkü beni destekleyen insanlar var. Fakat sadece destekliyorlar. Ben tek başınayım. Assetlerin çoğuna 10 binlerce liraya varan paralar döktüm 60 bin dolar civarında asset satın alımı gerçekleştirdim. Yani sağdan soldan toplayıp oyuna atıp saçma sapan bir şey yapmak için yapmadım bunu.
Kimse böyle bir şeyin altına giremez bu arada.
Bana söylenen tek şey ise "Asset Flip". Yorumu size bırakıyorum. Sizce bir insan tek başına AAA kalitesinde bir oyun yapabilir mi ? Hem de Co-Op olacak. Oyunu siz oynatırsanız "öğğ" derler. Jahrein oynarsa herkes oynamaya başlar. Türkiyedeki insanları yönetme şekli budur. Türkiye için oyunumun fiyatını 5 dolar yapacaktım. Normalde 15-20 dolar. Fakat bu yorumlardan sonra fiyatı 20 dolara çekmeyi düşünüyorum. Yine bu forumda bulunan ve Steamde oyununu sattırıp Platin sekmesine yerleşmiş bir arkadaş ile buluştuğumuzda bana söylediği şey şunlardı ;
"Beni destekleyen Türkler en fazla %2 falandı. Pazar payı bile yok Türkiyede. Bu yüzden Türkleri fazla kafana takmamalısın. Tamamen globale odaklan. 1 tane dahi Türkçe paylaşım yapma. Tamamen ingilizce olsun her şey. Türklükle ilgili 1 imge bile barındırma. Zaten Türkiyede seni destekleyenler değil leşçiler olacaktır. Projene konmak isteyen, ortaklık teklif eden, reklam için peşinde dolanan ve pay koparmaya çalışan. Türkiyede olacaklar bunlardır." Demişti. Şimdi haklı olduğunu düşünüyorum. Oyun Türkiyede 20 dolar olacak çifte standart yok. Almak isteyen alsın istemeyen almasın. İsteyen kötü yorum yapsın. Kimseye iyi yorum ve destek için dilenmeyeceğim oyunum kendini sattıracak ben buna inanıyorum.
Fakat beni Erzurum ile karşılaştırmayacaklardı. Bu büyük bir hataydı. Ben dolandırıcı değilim sadece hazır asset kullandım.